9 Aralık 2007 Pazar

BİR KADIN VE BİR ERKEK ÇIRILÇIPLAK...

Yakalanmışlar...

Mahremiyetin bu denli ayyuka çıktığı çok haber okudum, duydum ama nedense bu kadına çok üzüldüm...

Gencecik bir kadın.Tırnaklarının ucunda kalmış kınalarıyla yüzünü bile kapayamamış.Beti benzi solmuş.İçim acıdı.

Erkek desen üzerine çullanan akrabalardan yediği dayaktan ayakta duramıyor.Kollarında iki polis destek olmuş..Ona da üzüldüm....

Kocadan haber yok.O ne durumda kimbilir?

Şimdi bu aşk mı,şehvet mi,cahillik mi ne olduğu belirsiz karmaşanın göze kara bir çalı gibi giren kısmı kim gibi görünüyor?Elbette ki kadın.Diyeceğiz.Ne kolay ama değil mi?Öyle ya kadın bakmadan erkek gelir mi?Gelmez.Kadın vermeden erkek alır mı?Almaz...Tüm suçlu kadın.Mıdır acaba?

Olayın sonuçlanış şeklini asla tasvip etmiyorum evvela bu biline. Yalnız takıldığım nokta şu.
Kadın neden bunu yaptı?
Neden kocası işe gittiğinde o adamı yatağına aldı? Muhtemelen kocasını severek evlenmişti. Sonra sevgilerine ellektrik faturası,su faturası,tüp parası sekte vurmaya başladı herkes gibi. E çoluk çocuk yükü bir de. Kadın ve erkek yormaya başladılar birbirlerini. Yorduklarını bile bilmiyorlardı aslında. Artık sevgiye dair birtek söz bile etmemeye başladılar birbirlerine.Ve kadın hiç beklemediği bir anda ruhunda ki boşlukların dolduğuna şahit oldu.Unuttuğu kadın olma ayrıcalığını yaşadı belki de yine bilir bilmez.Ruhunda ki aç açık yerleri sarıp sarmalayan bu adam iyi miydi kocadan?Muhtemelen hayır.

Bir gece yarısı kapısını yaban ellere aralayan kadınların kapı aralığından,cehalet akıyor çamurlu bir su gibi kapı önlerine. Oysa kadın ay yüzüne hürmeten,akça pakça yüreğiyle sadece tertemiz sularla yıkanmak istiyordu.

Bilmiyor ki cehaleti arındırıcak su sadece teni yıkar geçer.

Körpe bir fidan gibi dik durmaya çalıştığı baba evinde; kadın olmanın özelinden, hayır diyebilmenin gücünden, istemekle reddetmek arasında ki o ince çizgiden haberi olaydı yapar mıydı öyle. Bilemedi işte.Gelinlikle gidip kefenle çıkmanın farz olduğu evlerin kadınıysanız ve yoksa kaçarınız ya kaderim deyip oturacaksınız ya kaderi çalımsız,çelimsiz bir duruşla yenmeye çalışacaksınız.Olmayacak elbet.Kader çalımsızı,çelimsizi sever bir kere....

Şimdi bu kadın ne yapar ne eder kestirebiliyorum.Keşke bu kadar kötümser olmasaydım...

Kendime bile kızıyorum...

1 yorum:

Adsız dedi ki...

:(
olaylar bizim onlara verdiğimiz anlamların sonucudur
kader ise belki o anlamların bütünüdür
bence cesur bir yazı senin bu kör olmayan cesaretin sana hep yazdırmalı